appoint in Turkish and example sentences

appoint in Turkish

Pronunciation
f. tayin etmek, atamak; saptamak, kararlaştırmak, belirlemek; döşemek, dayayıp döşemek

Example Sentences

The owners appointed him manager.
Sahipler onu yönetici olarak atadılar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
We must appoint a new teacher soon.
Yakında yeni bir öğretmen atamalıyız.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They appointed him as a director.
Onlar onu bir yönetici olarak atadılar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They appointed Mr. White as manager.
Onlar Bay Beyaz'ı yönetici olarak atadılar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They appointed her to do the task.
Görevi yapmak için onu atadılar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The appointed day is close at hand.
Kararlaştırılmış gün çok yakın.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The president appointed a new manager.
Başkan yeni bir yönetici adadı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He was appointed ambassador to Britain.
ingiltere'ye büyük elçi olarak atandı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He appointed Jason to act as his deputy.
O Jason'u vekili olarak hareket etmesi için atadı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
We appointed him as our representative.
Biz onu temsilcimiz olarak atadık.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas appointed Mary to act as his assistant.
Nicholas Mary'yi onun asistanı olarak çalışması için atadı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas didn't expect to be appointed chairman.
Nicholas başkan olarak atanmayı beklemiyordu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Do not fail to come here by the appointed time.
Belirlenen zamanda buraya gelmeyi ihmal etme.
pronunciation pronunciation pronunciation err
-If I see the construction of the palace fails. ..
-you'll appoint me and I'll finish the job in 2 months
Saray inşaatının başarısızlığa uğradığını görürsem,
-siz beni atarsınız ve bende bu işi iki ay içinde bitiririm.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Every year the senate appointed two new Consuls to lead the country.
Senato her yıl ülkeyi yönetmesi için iki yeni konsül atıyordu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Swallows held a meeting and they appointed a spokesman.
Kırlangıçlar toplanıp bir sözcü seçmişler.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She was appointed as an assistant.
Bir asistan olarak atandı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They appointed Tom administrative director.
Onlar Tom'u idari müdür olarak atadı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I wonder who appointed Tom?
Tom'u kimin atadığını merak ediyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The board unanimously decided to appoint her as CEO.
Yönetim Kurulu oy birliğiyle CEO olarak onu atamaya karar verdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Dictionary Extension
Share this page
Verb forms for appoint
Present participle: appointing
Present: appoint (3.person: appoints)
Past: appointed
Future: will appoint
Present conditional: would appoint
Present Perfect: have appointed (3.person: has appointed)
Past Perfect: had appointed
Future Perfect: will have appointed
Past conditional: would have appointed