compound in Turkish and example sentences

compound in Turkish

Pronunciation
f. birleştirmek, artırmak, çözmek, halletmek, taksitle ödemek, örtbas etmek, takipten vazgeçmek, anlaşmak, uzlaşmak
i. bileşik, bileşim, alaşım, karıştırma, karıştırılma, bileşik kelime, ağıl, mandıra, duvarla çevrili binalar topluluğu
s. bileşik, karışık

Example Sentences

I don't know, examination I guess. And then they put the jump suit back on me again. I went through the compound - I remember somebody shouting, Jim don't let them break you.
Jim Bakker
Bilmiyorum, sanırım sınav, tulumu tekrar sırtıma geçirdiler. Karışımın içinden gittim-Birinin bağırdığını hatırlıyorum, Jim onların içine girmesine izin verme.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Selenic acid is the chemical compound with the formula H2SeO4.
Selenik asit H2SeO4 formülüne sahip kimyasal bir bileşendir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- Ladies and gentlemen, please We're in a laboratory . There are hazardous chemical compounds everywhere. That's a thermo-nuclear bomb, for God's sakes.
- Bayanlar ve baylar, lütfen. Bir labaratuvardayız. Her yerde tehlikeli kimyasal karışımlar var. allah aşkınıza bu bir termo-nükleer bomba.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They can be programmed to break down any silicone or carbon-based compound.
Bunlar her türlü silikon veya karbon bazlı bileşiği parçalamak üzere programlanabilirler.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- So I'm supposed to stay in my house?
- No, within the compound will be fine.
- Yani, evde mi kalmam gerekiyor?
- Hayır, sınırları aşmaman kafi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
A compound word consist of two smaller words.
Bir bileşik kelime iki küçük kelimeden oluşur.
pronunciation pronunciation pronunciation err
All life is based on chemistry and all living things are composed of chemical compounds.
Tüm yaşam kimyaya dayalıdır ve yaşayan her şey kimyasal bileşiklerden oluşur.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Ammonium carbonate is an organic compound.
Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
An application of a qualifier precludes non-partaking instances from the compound meaning of a term.
Bir terimin birleşik anlamından dolayı, bir niteleyicinin kullanımı benzemeyen örnekleri engeller.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Bus ticket, handbag, and children's playground are examples of compound nouns.
Otobüs bileti, çanta, çocuk oyun alanı bileşik isimlere örnektir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Carbon monoxide is a poisonous substance formed by the incomplete combustion of carbon compounds.
Karbon monoksit karbon bileşiklerinin tam yanmamasından oluşan zehirli bir maddedir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Mercuric nitrate is an ionic compound.
Civalı nitrat iyonik bir bileşiktir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Salicylic acid is an organic compound.
Salisilik asit, bir organik bileşiktir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Dictionary Extension
Share this page
Synonyms for compound
1. aggregate: composite, mixture, preparation, synthesis, suspension, blend, combination
2. composite: intricate, complicated, complex, mixed, combined, difficult, involved
3. combine: complicate, confuse, coalesce, join, mix, unite, bond
4. intensify: make intricate, multiply, confound, complicate, exacerbate, augment
Verb forms for compound
Present participle: compounding
Present: compound (3.person: compounds)
Past: compounded
Future: will compound
Present conditional: would compound
Present Perfect: have compounded (3.person: has compounded)
Past Perfect: had compounded
Future Perfect: will have compounded
Past conditional: would have compounded