distinction in Turkish

Pronunciation
i. ayrım, ayırma, fark gözetme, fark, ayırt etme; açıklık; yükselme, rütbe, üstünlük; ün, şöhret
Example Sentences
He advocated abolishing class distinctions.
O sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I can make a distinction between good and bad.
iyi ve kötü arasında ayrım yapabilirim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He was on his way to a meeting with Tino Zapatti, a drug dealer.. ... whose only distinction was being a nephew to Paul Zapatti, a mafia boss.
O, diğerlerinden tek farkı mafia babası olan Paul Zapatti'nin yeğeni olan Tino Zapatti adında bir uyuşturucu satıcısıyla görüşmeye gidiyordu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Mr Cutting is tonight wearing a waistcoat of certain distinction. May we appeal to him, to favour us......with another exciting exhibition. Of skill. Courage. Daring and drama!
Bay Cutting bu gece belirgin bir farkı olan yelek giyiyor. bir başka heyecan verici sergi ile bize bir iyilik yapması için ona çağrıda bulunabilir miyiz? Hüner, Cesaret, Cüret ve drama!
pronunciation pronunciation pronunciation err
The distinction is important.
Ayrım önemli.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It is important for English learners to remember the distinction between 'fun' and 'funny'.
İngilizce öğrenenlerin 'eğlence" ve 'eğlenceli' arasındaki farkı hatırlamaları önemlidir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
That's an important distinction to make.
O yapacak önemli bir ayrım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Share this page
Dictionary Extension