equipment in Turkish and example sentences

equipment in Turkish

Pronunciation
i. ekipman, donanım, teçhizat, araç gereç, gereç, doğuştan olan özellikler

Example Sentences

They did not have good equipment.
Onların iyi bir ekipmanı yoktu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They have old construction equipment.
Onların eski inşaat ekipmanları var.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Their equipment is extremely advanced.
Onların cihazı son derece gelişmiş.
pronunciation pronunciation pronunciation err
This store carries household equipment.
Bu dükkan ev aletleri satar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I've just been told that I have to bring my own equipment.
Az önce kendi ekipmanımı getirmem gerektiğini söyledim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Keep away from the electrical equipment.
Elektrikli teçhizatlardan uzak durun.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas didn't have the right equipment to do the job.
Nicholas'ın işi yapmak için doğru ekipmanı yoktu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
These companies needed equipment and other supplies.
Bu şirketlerin ekipmana ve diğer malzemelere ihtiyacı vardı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Team members are provided with equipment and uniforms.
Takım üyelerine ekipman ve üniforma sağlanmaktadır.
pronunciation pronunciation pronunciation err
You can't use any electronic equipment during takeoff and landing.
Kalkış ve iniş sırasında herhangi bir elektronik cihaz kullanamazsınız.
pronunciation pronunciation pronunciation err
We will improve your transmission equipment. So we'll send you some radio operators, and we'll help your agents to improve themselves.
Sizin sevkiyat malzemelerinizi geliştireceğiz. Bunun için size radyo operatörleri yollayacak ve ajanlarınızın kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacağız.
pronunciation pronunciation pronunciation err
l´d like to interest you in a deal requirin certain aerial activity to install equipment.
Sizinle ekipmanı yerleştirmek üzere gereken hava faaliyetlerinde bulunmak istiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Two months ago, FTL vacated their forward base at Roubaix and their support station at Chaniers. All the heavy equipment was moved.
İki ay önce FTL Roubaix'deki ileri üslerini ve Chaniers'deki destek istasyonlarını boşalttı. Tüm ağır ekipman taşındı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He managed to identify the man who invented the computer-imaging equipment used by Dr. Markovic.
Kendisi, Dr. Markovic tarafından kullanılan, bilgisayar görüntüleme donanımını icat eden adamın kimliğini saptamayı başardı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They work triple shifts with faulty equipment for pay that's a joke!
Şaka gibi-komik bir maaş için üç mesai, hatalı ekipmanlarla çalışıyorlar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Well, if we use the latest examination equipment to collect even more data and do a multifaceted analysis, then surely.
Evet, eğer daha bile fazla veri toplamak için en son tetkik donanımını kullanırsak, ayrıca çok yönlü analiz yaparsak, o zaman elbette.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The equipment you gave me isn't sensitive enough for me to measure the fields with perfect accuracy.
Bana verdiğin donanım, benim için alanları mükemmel doğrulukla ölçmeye yetecek kadar hassas değil.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Every piece of emergency equipment are available Alert rescue units every mile of the way, from here to the Rockies
Tüm acil durum malzemeleri hazır. Buradan Rockies'e kadar her mildeki kurtarma ekiplerini alarma geçirin.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Leave your personal things. Just bring your equipment. We depart immediately.
Özel eşyalarınızı bırakın. Sadece cihazınızı getirin. Hemen buradan ayrılacağız.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The equipment was ready in a week.
Haftasına aletler hazır olmuş.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Dictionary Extension
Share this page
Synonyms for equipment
gear: tackle, rigging, accoutrements, harness, outfit, things