grace in Turkish and example sentences

grace in Turkish

Pronunciation
f. süslemek, lütfetmek, teşrif etmek, onur vermek, şereflendirmek
i. incelik, zarafet, nezaket, heves, istek, görgü, saygınlık, lütuf, merhamet, erdem, kanuni süre, süsleme [müz.]

Example Sentences

Yoko danced with a grace that surprised us.
Yoko bizi şaşırtan bir zarafetle dans etti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Do you know whether or not Grace is at home?
Grace'in evde olup olmadığını biliyor musunuz?
pronunciation pronunciation pronunciation err
She danced with a grace that surprised us all.
O hepimizi şaşırtan bir zerafetle dans etti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Grace goes upstairs to the extension telephone.
Grace yukarıdaki dahili telefona gider.
pronunciation pronunciation pronunciation err
This letter says he is going to marry Grace next month.
Bu mektup onun gelecek ay Grace'le evleneceğini söylüyor.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Which pets are blessed with the fairest forms and face? Which pets know best all the gentle social graces?
Hangi evcil hayvanlar en şirin şekle ve yüze sahiptir? Hangi evcil hayvanlar nazik sosyal tavırları en iyi şekilde bilirler?
pronunciation pronunciation pronunciation err
Not a conventional woman, Grace Jones. An angel. How fabulous.
Sıradan bir kadın değil, bu Grace Jones. Bir melek. Ne kadar da harika.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Grace, in this town in these times.. it is very impolite not to eat what's set before you.
Grace, bu kasabada bu zamanlarda önüne birşey konulmuşsa yememek çok büyük kabalık olur.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Hail Mary, full of grace. The Lord is with thee.
Ey Meryem, merhamet dolusun. Tanrı seninle beraber.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- He's the only one in your age,
- Grace. It's not a choice, it's a lack of options.
- Senin yaşında olan tek kişi o.
- Lütuf! Bu bir seçim değil, alternatif eksikliği.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Getting angry doesn't solve anything.
Grace Kelly
Sinirlenmek hiçbir şeyi çözmez.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The more a woman likes her job, the better her self-image and the more she enjoys her life.
Grace Baruch
Bir kadın işini ne kadar severse, o kadar kendi imajını ve o kadar hayatı sever.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It was in this room, that her father kissed her.. ...through her wedding veil before they had motored to Grace Church
Bu odadaydı, onlar Grace Kilisesine yola çıkmadan babası onu duvağının üzerinden öptü burada.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- Were Harry and Grace goldfish?
- No. They weren't. They were rare tropical fish.
- Harry ve Grace akvaryum balığı mıydı?
- Hayır. Onlar nadir bulunan tropik balıklardı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- It's no longer safe to journey anywhere. Robbers at every turn of the road.
- What happened, Your Grace?
- I told you! We've been robbed.
- Artık hiçbir yere seyahat güvenli değil. Soyguncular artık her köşe başında.
- Ne oldu, Majesteleri?
- Söyledim ya! Soyulduk.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Inflated descriptions by the pen or exaggerated illustrations by the pencil.
Grace Darling
Dolma kalemle yazılmış abartılı tanımlamalar yada kurşun kalemle yapılmış abartılı resimler.
pronunciation pronunciation pronunciation err
alone with thee a pure desire to worship untold grace.
seninle yalnız, masum bir arzuyla, tarifsiz zerafetine tapınmak için.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Once you were the king's favourite man but now you lapsed from grace.
Bir zamanlar kralın en gözde adamıydın ama şimdi gözden düştün.
pronunciation pronunciation pronunciation err
This book is very bad, and its only saving grace is its wonderful photographs.
Bu kitap çok kötü, suçları bağışlatan tek şey/durumunu kurtaran şey harika fotoğraflar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Not a conventional woman, Grace Jones
An angel
How fabulous.
Sıradan bir kadın değil, bu Grace Jones.
Bir melek
Ne kadar da harika.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Dictionary Extension
Share this page
Verb forms for grace
Present participle: gracing
Present: grace (3.person: graces)
Past: graced
Future: will grace
Present conditional: would grace
Present Perfect: have graced (3.person: has graced)
Past Perfect: had graced
Future Perfect: will have graced
Past conditional: would have graced