indispensable in Turkish

Pronunciation
s. zorunlu, mecburi, kaçınılmaz, zaruri, gerekli, öncelikli
Example Sentences
Your assistance is indispensable for us.
Yardımın bizim için vazgeçilmezdir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They mainly send there medical materials medicines an indispensable articles for Irakian and Turkish Kurdistan.
Iraklı ve Türk Kürdistan için gerekli eşyalar olarak tıbbi malzeme ve ilaç gönderiyorlar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
In such an environment, a new initiative in the communication aspect of Turkey-EU relations is indispensible for both sides.
Bugünkü ortamda iletişim boyutunda yeni bir hamle hem Türkiye hem AB için zaruridir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nobody is indispensable.
Hiç kimse zorunlu değil.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nobody's indispensable.
Hiç kimse vazgeçilmez değildir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Tom is indispensable.
Tom vazgeçilmezdir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
You're indispensable.
Sen kaçınılmazsın.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Air is indispensable to life.
Hava, yaşamak için vazgeçilmezdir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Both air and water are indispensable for life.
Hem hava hem de su hayat için vazgeçilmezdir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Cars are indispensable to suburban life.
Arabalar banliyö hayatı için vazgeçilmezdir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Everyone, as a member of society, has the right to social security and is entitled to realization, through national effort and international co-operation and in accordance with the organization and resources of each State, of the economic, social and cultural rights indispensable for his dignity and the free development of his personality.
Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Fertile soil is indispensable for a good harvest.
Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Fertile soil is indispensable for agriculture.
Verimli toprak tarım için zaruridir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
My uncle is a very heavy smoker; tobacco is indispensable to him.
Amcam çok sigara içen biridir; tütün onun için kaçınılmazdır.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Salt is an indispensable ingredient for cooking.
Tuz, pişirme için zaruri bir malzemedir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Sleep and good food are indispensable to good health.
Uyku ve iyi yemek iyi sağlık için gereklidir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Tom isn't indispensable.
Tom vazgeçilmez değildir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Share this page
Dictionary Extension
Synonyms for indispensable
necessary: needed, essential, required, imperative, vital
Related Turkish Translations
indispensable to -den ayri tutulamayan
indispensableness zorunluluk