let me see! in Turkish and example sentences

let me see! in Turkish

Pronunciation
ünl. bir bakayım!, dur bakayım!

Example Sentences

Let me see the pictures you took in Paris.
Paris'te çektiğiniz resimlere bir bakayım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Would you mind letting me see your passport?
Pasaportunuzu görmeme izin verir misiniz?
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see your health insurance certificate.
Sağlık sigortası belgeni görmeme izin ver.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- I must have scratched your cheek with my fingernail.
- Let me see. I think it's bleeding. My handkerchief... No, it is clean. Our artist is wounded.
- I'm so clumsy.
- Stay calm now.
- Tırnaklarımla yanağını çizdim galiba.
- Bakiyim. Sanırım kanıyor. Mendilim... Yo yo temiz. Sanatçımız yaralandı.
- Çok sakarım.
- Sakin ol.
pronunciation pronunciation pronunciation err
All right, then let me see you dig in. I mean, the food is free.
Pekala, o zaman yemeye başla. Zaten bu yemek ücretsiz.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see if l remember it correctly.
Bakalım, eğer doğru hatırlıyorsam.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- They're rolling around up there.
- Let me see. Let me see.
- Oynaşıp duruyorlar.
- Bakmama izin ver. Bakmama izin ver.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see, we can go to the cinema or theatre.
Dur bakalım/bir düşünelim, sinemaya da gidebiliriz tiyatroya da.
pronunciation pronunciation pronunciation err
All right, then let me see you dig in.I mean, the food is free.
Pekala, o zaman yemeye başla. Zaten bu yemek ücretsiz.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Could you let me see your notes?
Notlarına bakmama izin verir misin?
pronunciation pronunciation pronunciation err
Just let me see it.
Sadece onu göreyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see a menu.
Bir menü göreyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see if I can do anything.
Bir şey yapabilip yapamayacağıma bakalım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see if I can find it.
Onu bulup bulamayacağımı göreyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see if Tom has changed his mind.
Tom'un fikrini değiştirip değiştirmediğine bir bakayım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see if Tom is ready to go.
Tom'un gitmek için hazır olup olmadığına bakayım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see if Tom is ready.
Tom'un hazır olup olmadığını göreyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see it.
Ona bir bakayım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see some ID.
Bir kimlik göreyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Let me see that again, Tom.
Onu tekrar görmeme izin ver, Tom.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Share this page
Dictionary Extension