order in Turkish and example sentences

order in Turkish

Pronunciation
f. emir vermek, emretmek, buyurmak, söylemek, tavsiye etmek (doktor), sipariş vermek, ısmarlamak, düzenlemek, sıraya koymak
i. düzen, tertip, asayiş, sıra, dizi, tabaka, usul, yöntem, çalışır durum, emir, buyruk, ödeme emri, sipariş, basamak, hane, sınıf, rütbe, nişan, mezhep, tarikat, paso

Example Sentences

I ordered a cup of coffe.
Bir fincan kahve sipariş ettim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Enjoy your life by obeying Allah’s orders and followıng the methods of Muhammad.
Allah’ın emirlerine ve Muhammed’in sünnetlerine tabii olarak hayattan tat alabilirsiniz.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He attended an English course in order that he might learn English well.
İngilizceyi iyice öğrenebilmek için bir İngilizce kursuna devam etti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
People should eat enough fruits and vegetables in order to be healty.
İnsanlar sağlıklı olabilmek için yeterince meyve ve sebze yemeliler.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I hide the key in order that nobody could open the door. 
Hiç kimse kapıyı açmasın diye anahtarı sakladım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Tell me when you'd like to order.
Sipariş vermek istediğinizde bana söyleyin.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The phone was out of order again.
Telefon tekrar bozuldu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The water cooler is out of order.
Su soğutucusu bozuk.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I ate a hamburger and ordered another.
Bir hamburger yedim ve bir tane daha ısmarladım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas refused to execute the order.
Nicholas emri yerine getirmeyi reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I ordered this swimsuit from France.
Bu mayoyu Fransa'dan sipariş ettim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas couldn't decide what to order.
Nicholas ne ısmarlayacağına karar veremedi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She ordered the book from England.
Kitabı ingiltere'den sipariş etti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The navy was ordered to go to sea.
Donanmanın denize gitmesi emredildi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The telephone is now out of order.
Telefon şu anda bozuk.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Excuse me but I didn't order this.
Affedersiniz fakat ben bunu ısmarlamadım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He hurried in order to get the bus.
Otobüse binmek için acele etti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He worked hard in order to succeed.
Başarmak için çok çalıştı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I ordered those books from Germany.
Bu kitapları Almanya'dan sipariş verdim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I've ordered a book from Amazon.com.
Amazon.com.'dan bir kitap sipariş ettim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Dictionary Extension
Share this page
Verb forms for order
Present participle: ordering
Present: order (3.person: orders)
Past: ordered
Future: will order
Present conditional: would order
Present Perfect: have ordered (3.person: has ordered)
Past Perfect: had ordered
Future Perfect: will have ordered
Past conditional: would have ordered