trap in Turkish and example sentences

trap in Turkish

Pronunciation
f. kapak takmak (gaz kaçırmasın diye), tuzağa düşürmek, kapana kıstırmak, yakalamak, tuzak kurmak, oyuna getirmek, kapan kurmak
i. tuzak, kapan, dolap, ayırıcı, fırlatıcı, hafif araba, iki kişilik araba, ağız, gaga, volkanik siyah taş, kum engeli (golf)

Example Sentences

He set a trap to catch the animal.
Hayvanı yakalamak için bir tuzak kurdu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas walked right into Mary's trap.
Nicholas doğruca Mary'nin tuzağına yürüdü.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Using a trap they caught the fox.
Bir tuzak kullanarak tilkiyi yakaladılar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The old man freed the little fox from the trap.
Yaşlı adam küçük tilkiyi tuzaktan kurtardı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
We set out traps for catching cockroaches.
Hamam böceklerini yakalamak için tuzaklar kurduk.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Many workers were trapped in the coal mine.
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The crocodile trapped the gnu as it tried to cross the river.
Timsah antilopu nehri geçerken tuzağa düşürdü.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I was on my ship, and then not I'm trapped outside my world for so long trying t get back. But I float here unable to free myself.
Gemimdeydim ve sonra yalnızca geri dönmeye çalışarak uzun bir süre kendi dünyamın dışında hapsolmadım ama aynı zamanda burada özgür kalmayı başaramadan herşeyi oluruna bıraktım
pronunciation pronunciation pronunciation err
Pl, we'll work on strengthening your upper traps and rhomboids
Artı, kulunçlarını ve kürek kaslarını* güçlendirmeye çalışacağız...
pronunciation pronunciation pronunciation err
For days, we've despaired about the fate of the people... ... who are trapped in the North.
Günlerce, Kuzeyde yakalanmış insanların kaderlerine üzüldük...
pronunciation pronunciation pronunciation err
Their spirits have been trapped inside all these years. Now they're crying to be free
Ruhları yıllardır kapana kapatılmış. Şimdi özgürlükleri için ağlıyorlar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
We must work faster to finish the great vehicle, so we can enter the Eighth Dimension and free our trapped comrades
Büyük aracı bitirmek için daha hızlı çalışmalıyız, böylece 8. Boyuta girebilir ve tuzağa düşmüş yoldaşlarımızı kurtarabiliriz.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Don't play innocent! There's blood on you hands! You guys set the trap, Zen planted the bait.
Hiç masum rolü oynama! Ellerinde onun kanı var! Siz tuzağı kurdunuz, Zen ise yuttu!
pronunciation pronunciation pronunciation err
I still want that letter Let's get out of this lobster trap.
Hala o mektubu istiyorum. Hadi şu istakoz kapanından kurtulalım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She would follow Gary in that old rabbit trap... Rome, Mexico...
Gary'i şu eski tavşan kapanında, Meksika'dai Roma'da takip ederdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It's going to be dangerous setting this trap.
Bu tuzağı kurmak tehlikeli olacaktır.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Wait, maybe this is a test. A trap.
Bekle, belki de bu bir sınavdır. Bir tuzak.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- Why did you trap me?
- Because l don't stand a chance with you. You are the college hero.
- Bana neden tuzak kurdun?
- Çünkü seninle olmak gibi bir şansım yok. Sen lisenin kahramanısın.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- But there is one thing missing. You don't trap anyone and don't trap yourself. l don't like such joke . College may be a playground for you. lt is the foundation of life for me.
- You are angry unnecessarily.
- Ama birşey eksik. Kimseyi oyuna getirme, kendini de oyuna getirme. Böyle şakalardan hoşlanmıyorum. Üniversite senin için bir çocuk bahçesi olabilir. Benim içinse bir yaşamın temeli.
- Gereksiz yere kızıyorsun.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He was led into a trap by a fellow Musketeer and then murdered.
Silahşör bir arkadaşı tarafından, bir tuzağa çekilerek öldürüldü.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Share this page
Dictionary Extension
Synonyms for trap
1. ambush: trick, pitfall, stratagem, manoeuvre, artifice
2. snare: pitfall, blind
3. entrap: ensnare, catch, ambush, seduce, spring
Verb forms for trap
Present participle: trapping
Present: trap (3.person: traps)
Past: trapped
Future: will trap
Present conditional: would trap
Present Perfect: have trapped (3.person: has trapped)
Past Perfect: had trapped
Future Perfect: will have trapped
Past conditional: would have trapped