weird in Turkish

Pronunciation
s. tuhaf, acayip, anlaşılmaz, esrarengiz, kader ile ilgili
Example Sentences
Nicholas had a weird dream last night.
Nicholas dün gece tuhaf bir rüya gördü.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas thinks Mary is a little weird.
Nicholas Mary'nin biraz tuhaf olduğunu düşünüyor.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The weird thing was that Soft Cell was supposed to have come and gone before I started the album.
Marc Almond
Tuhaf şey, ben albüme başlamadan önce Soft Cell in gelip ve gittiğinin sanılmasıydı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She charges you? Well, that's weird.
Ücret mi alıyor? İlginç.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I still can't believe she tore down my posters but sometimes she does get so weird and angry. Please help her be a happier person.because she's so smart and sensitive and I love her so much.
Posterlerimi yırttığına hala inanamıyorum ama bazen çok tuhaflaşıyor ve öfkeleniyor. lütfen daha mutlu bir insan olması için ona yardım et. Çünkü çok akıllı ve duyarlı ve onu çok seviyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I didn't get much sleep. Anyway I was feeling kind of weird last night. I'm fine now.
Pek uyumadım. Her neyse dün gece kendini biraz garip hissediyordum ama şimdi iyiyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I didn't get much sleep and maybe this was a bad idea anyway. I was feeling kind of weird last night.
Fazla uyumadım, ayrıca belki ne olursa olsun bu kötü bir fikir. Geçen gece biraz garip hissediyordum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
l'm having trouble finishing my thesis and l'm having trouble sleeping. When l do sleep, l'm having these weird dreams.
Tezimi bitirmekte zorluk çekiyorum ve uyumakta da zorluk çekiyorum. Uyuduğum zaman bile, o garip rüyaları görüyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- I started panicking.. ...thinking. Is that weird?
- I am redefining "weird" on an hourly basis.
- What's he doing?
- I don't know. He's talking with some guy.
- Düşünüp... paniklemeye başladım. Bu garip mi?
- Garip kelimesinin tanımını saat başı ydeğiştiriyorum.
- Ne yapıyor?
- Bilmiyorum. Adamın tekiyle konuşuyor.
pronunciation pronunciation pronunciation err
As you see, in Spain they eat very different things…and very weird ones if you’re from abroad!
Gördüğünüz gibi, İspanya’da çok farklı yiyecekler yeniyor. Şayet yurtdışından geliyorsanız çok değişik yemekler!
pronunciation pronunciation pronunciation err
Spain is a country full of delicious, weird dishes....which are especially very funny if you discover them with your friends or your family on your next holiday.
İspanya, şayet ailenizle ya da arkadaşlarla geçireceğiniz tatilinizde özellikle tuhaf olanlarını keşfederseniz, çeşitli ve lezzetli yemeklerle dolu bir ülke.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- It was weird. It was dark. There were pictures made of cloth. Right on the walls and .. candles, black candles. There was a .. thick wood table. And ...there were knives and saws. There's something carved on the table like a ...a symbol.
- Pentagram.
- Garipti. Karanlıktı. Kumaşlardan yapılmış resimler vardı. Duvarlardaydılar ve şamdanlar.. siyah şamdanlar. Kalın tahta bir... masa vardı. Ve... bıçaklar, testereler vardı. Masada bir... bir sembole benzeyen bir şey oyulmuştu.
- Beş köşeli yıldız.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It's just some sort of weird, low resolution blocky universe.
Bu sadece birazcık garip, düşük çözünürlükte bir tıknaz evren.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She didn’t speak Spanish and her English was very weird – she had a funny French accent when she talked in English – but she was very nice.
İspanyolca konuşmuyordu ve İngilizcesi de çok tuhaftı. İngilizce konuştuğunda komik bir Fransız aksanı vardı, ancak çok hoş bir kızdı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
We’ve travelled to France and the United Kingdom a couple of times, but Stephen wanted to go to Spain and travel across this country, that seems a little mysterious to a lot of Americans, with its weird peculiarities, like flamenco or bullfights.
Bir kaç kez Fransa ve İngiltere’ye seyahat ettik, ancak Stephen flamenko ve boğa güreşleri gibi değişik özellikleriyle birçok Amerikalı için gizemli görünen İspanya’ya gitmeyi ve ülkeyi baştan aşağı gezmeyi arzuladı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
You got a weird thing for Canadian melodrama.
Sende Kanadalı melodram tuhaflığı var.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I didn't care how she got home. It was weird.
Eve nasıl gittiği umurumda değildi. Bu garipti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- She's only keen on me. One amazing thing about Rachel.. ...was that I wanted to kiss her every time she said something interesting. Which was all the time. It was sexy. It was weird.
- Sadece benden hoşlanıyor. Rachel ile ilgili harika bir şey de... ilginç birşey söylediği her seferinde onu öpmek istememdi. Her seferinde olan buydu. Seksi birşeydi. Garipti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
You're acting weird.
Garip davranıyorsun.
pronunciation pronunciation pronunciation err
"I think it's kinda weird," he said.
"Onun biraz tuhaf olduğunu düşünüyorum," dedi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Share this page
Dictionary Extension
Synonyms for weird
uncanny: supernatural, awesome, ghostly, strange, eerie
Related Turkish Translations
weird sisters kader tanrıçaları [mit.]
weirdo i. tuhaf tip, garip, acayip şey