English - Turkish - life in the raw
i. uygarlıktan uzak yaşam
i. hayat, can, yaşam, ömür, canlı, canlılık
s. içeride, moda, evde, yerinde, iç, gelmiş olan, tutulan, iktidarda olan
zf. içinde
ed. de, da, içinde, içine, halinde, olarak, içeriye, içeri
Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.
i. hassas nokta, yara, bamteli, açık yara, derisi soyulmuş yer, hammadde
s. çiğ, olmamış, pişmemiş, kavrulmamış, taze, ham, toy, işlenmemiş, saf, deneyimsiz, acemi, açık, derisi soyulmuş, açık saçık, müstehcen, hassas, haksız, soğuk ve rutubetli


Share this page
Dictionary Extension