English → Turkish - be a disincentive to

f. cesaretini kırmak, yıldırmak

be

Pronunciation
f. olmak, bulunmak, var olmak; anlamına gelmek; mal olmak; tutmak (para); durmak

disincentive

Pronunciation
i. vazgeçiren etmen, caydırıcı faktör, engel, mani
s. engel olan, caydırıcı, önleyici

to

Pronunciation
ed. e, ye, ya, e doğru, göre, karşı
dictionary extension
© dictionarist.com