ally in Turkish

Pronunciation
f. birleştirmek, birleşmek, katmak, katılmak
i. müttefik, dost; genetik olarak birbirine bağlı canlı

Example Sentences

One of Serbia's allies was Russia.
Sırbistan'ın müttefiklerinden biri Rusya'ydı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Germany was once allied with Italy.
Almanya bir zamanlar italya ile müttefikti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Mary wants an ally to help her succeed.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The Allies then moved east into Belgium.
Müttefikler daha sonra doğuya Belçika'ya doğru hareket etti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Allied forces were attacking from the west.
Müttefik kuvvetleri batıdan saldırıyorlardı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Sometimes the Allies could not avoid battle.
Müttefikler bazen savaştan kaçınamadı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I'll remain your ally no matter what happens.
Ne olursa olsun senin müttefikin kalacağım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The Soviet Union and its allies refused help.
Sovyetler Birliği ve onun müttefikleri yardım etmeyi reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The allies controlled all major Iraqi cities.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Day by day the Allies pushed the Germans back.
Günden güne Müttefikler Almanları geri püskürttü.
pronunciation pronunciation pronunciation err




dictionary extension
© dictionarist.com