authorize in Turkish

Pronunciation
[authorize (Amer.) ] f. yetki vermek, ruhsat vermek, izin vermek, onaylamak

Example Sentences

Therefore, it's not for sale. I've been authorized to tell you that this offer expires in 60 seconds.
Bu yüzden satılık değil. Sana bu teklifin altmış saniye içinde sona ereceğini söylemeye yetkiliyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
No court orders authorized
for my address.
Evim için mahkeme emri çıkmamış.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The cause of the incident is not known Your company has authorised the navy's use of this facility for a rescue operation code-named Operation Salvor.
Olayın sebebi bilinmiyor. Şirketiniz, kod adı Salvor Operasyonu olan bir kurtarma operasyonunda deniz kuvvetlerine bu tesisten yararlanması için yetki verdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
-Hi. Welcome aboard, sir. I'm authorized to surrender command of Babylon 5 to you.
-Merhaba. Güverteye hoşgeldiniz efendim . Beni Babylon 5'in komutasını size teslim etmek için yetkilendirdiler.
pronunciation pronunciation pronunciation err
- I've been authorized to tell you that this offer expires in 60 seconds.
- Is this a joke?
- 55 seconds.
- You tell your employer, if he ever wastes my time like this again, our next meeting will not be happening.
- Bu teklif süresinin 60 saniye içinde dolacağını size söylemek için görevlendirildim.
- Bu bir şaka mı?
- 55 saniye.
- İşverenine söyle, eğer vaktimi bir daha bu şekilde harcarsa, gelecek toplantımız gerçekleşmeyecek.
pronunciation pronunciation pronunciation err
-Will I'm sorry. But I'm not authorize to give you any details.
-Syd, don't do this to me.
- Will üzgünüm. Ama sana ayrıntıları anlatmaya yetkili değilim.
-Syd, bunu bana yapma.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Have you ever authorized me to leave early?
Hiç erken ayrılmama izin verdin mi?
pronunciation pronunciation pronunciation err
I authorize my workers to leave early.
İşçilerimin erken ayrılmalarına izin veriyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I cannot authorize Ken to go abroad.
Ken'in yurtdışına çıkmasına izin veremem.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I can't authorize that.
Ben onu yetkilendiremem.
pronunciation pronunciation pronunciation err


dictionary extension
© dictionarist.com