decline in Turkish

Pronunciation
f. çökmek, zayıflamak, düşmek, batmak, çürümek, bozulmak; azalmak; çevirmek, geri çevirmek; çekilmek, çekmek [dilb.]; kabul etmemek; eğimi olmak, eğmek
i. çökme, çöküş, gerileme, batma, düşüş; güçten düşüren hastalık; azalma, yolun sonu

Example Sentences

I declined his invitation to dinner.
Akşam yemeğine davetini reddettim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
As I grew older my health declined.
Yaşlanırken sağlığım zayıfladı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She declined to say more about it.
Ondan daha fazla bahsetmeyi reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas declined to comment on the matter.
Nicholas sorunla ilgili yorum yapmayı reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He declined the job-offer very politely.
iş teklifini çok kibar şekilde reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He had the courage to decline the offer.
Teklifi reddedecek cesareti vardı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I intend to decline his offer to help me.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They declined the invitation to our party.
Onlar bizim partiye daveti reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Mary declined an invitation to the concert.
Mary konser için bir davetiyeyi geri çevirdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas declined the invitation to Mary's party.
Nicholas Mary'nin partisine daveti reddetti.
pronunciation pronunciation pronunciation err




dictionary extension
© dictionarist.com