dry in Turkish

Pronunciation
f. kurulamak, kurutmak, kurumak, sütü kesilmek, sütten kesilmek
i. kuraklık
s. kuru, kurumuş, sek, susuz, susatıcı, kart, susamış, yavan, sıkıcı, içki karşıtı, kurak

dry in English

v. wipe dry, make dry; become dry
adj. not wet; thirsty; lacking rain; withered, parched; not giving milk (of animals); not near water; not sweet (of wine); against alcohol or the sale of alcohol (in the USA during prohibition)
n. dry, martini

Example Sentences

I wear boots when it snows to keep  my feet warm and dry.
Kar yağdığında ayaklarımı ısıtsın ve kuru tutsun diye çizme giyerim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
When something is dry it is not wet.
Kuru olan şeyler ıslak değillerdir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
If it doesn’t rain the ground will become dry.
Yağmur yağmazsa toprak kuruyacak.
pronunciation pronunciation pronunciation err
My Jacket is dry-clean only!
Ceketim sadece kuru temizleme ile temizlenebilir!
pronunciation pronunciation pronunciation err
The pond dried up in hot weather.
Gölet sıcak havada kurudu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They dried themselves in the sun.
Güneşte kendilerini kuruladılar.
pronunciation pronunciation pronunciation err
What's your favorite dried fruit?
Favori kurutulmuş meyven nedir?
pronunciation pronunciation pronunciation err
He dried his wet clothes by the fire.
Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas used old towels to dry the dog.
Nicholas köpeği kurulamak için eski havlu kullandı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Mary uses eyedrops for her dry eyes.
Mary kuru gözleri için göz damlaları kullanır.
pronunciation pronunciation pronunciation err




© dictionarist.com