hard times in Turkish

Pronunciation
zor dönemler, zor zamanlar

Example Sentences

Hard times are like a washing machine, they twist, turn and knock us around, but in the end we come out cleaner, brighter and better than before. Good luck!
Zor zamanlar çamaşır makinesine benzer, bizi oradan oraya atar, sıkar döndürürler ama sonunda daha temiz, parlak ve eskisinden daha iyi olarak çıkarız. İyi şanslar!
pronunciation pronunciation pronunciation err
I had a hard time making both ends meet.
Geçinirken zor zamanlar geçirdim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas had a hard time finding work.
Nicholas iş bulurken zor zamanlar geçirdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas had a hard time finding a taxi.
Nicholas bir taksi bulmada zor bir zaman geçirdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I had a hard time finding his house.
Onun evini bulmakta zorlandım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
She was having a hard time swimming.
O yüzerken zor bir zaman geçiriyordu.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I'm having a hard time concentrating.
Ben yoğunlaşarak zor bir zaman yaşıyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I had a hard time getting to the airport.
Havaalanına giderken zorluk çektim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I had a hard time putting the kid to bed.
Çocuğu yatağa koyarken sıkıntı çektim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Michael had a hard time making ends meet.
Michael geçim yapmak için zor bir süreç geçirdi.
pronunciation pronunciation pronunciation err

Synonyms

a time of difficulty: time
dictionary extension
© dictionarist.com