lecture in Turkish

Pronunciation
f. konferans vermek, ders vermek, ders anlatmak, öğütler vermek, uyarmak, azarlamak
i. konferans, ders, uzun öğüt, uyarı, azar

Example Sentences

The lecture lasted for two hours.
Konferans iki saat sürdü.
pronunciation pronunciation pronunciation err
A lot of people came to the lecture.
Konferansa bir sürü insan geldi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
What is the subject of your lecture?
Senin konferansın konusu nedir?
pronunciation pronunciation pronunciation err
I concentrated my attention on the lecture.
Dikkatimi derse verdim.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I ought to have attended the lecture.
Konferansa katılmalıydım.
pronunciation pronunciation pronunciation err
A few people clapped after his lecture.
Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
The speaker organized his lecture notes.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
pronunciation pronunciation pronunciation err
There's rain forecast tomorrow. So the company will have a light afternoon of lecture and classroom instruction.
yarın yağmur yağması bekleniyor. Bu yüzden bölük, derslerden ve sınıf eğitiminden oluşan hafif bir öğleden sonra geçirecek
pronunciation pronunciation pronunciation err
We listened to his lecture on the radio.
Radyoda onun konferansını dinledik.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Many students were present at the lecture.
Çok sayıda öğrenci konferansta hazır bulundu.
pronunciation pronunciation pronunciation err




© dictionarist.com