spell in Turkish

Pronunciation
f. hecelemek, imlâsını yazmak, diye okunmak, anlamına gelmek, nöbetini devretmek, yerine çalışmak, büyülemek, etkilemek
i. büyü, afsun, sihir, tılsım, büyüleme, büyülenme, alımlılık, çekıcilik, sıra, nöbet, vardiya, çalışma sırası, kısa süre, kısa mesafe, dönem, kriz (öksürük vb.)

Example Sentences

She made a lot of spelling mistakes.
Bir sürü yazım hataları yaptı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Correct my spelling if it's wrong.
Eğer hatalıysa yazımı düzelt.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Could you spell your name please?
Adınızı heceler misiniz lütfen?
pronunciation pronunciation pronunciation err
How do you spell your family name?
Aile adınızı nasıl hecelersiniz?
pronunciation pronunciation pronunciation err
He taught me how to spell the word.
Kelimeyi nasıl heceleyeceğimi öğretti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I don't know how to spell the word.
Kelimeyi nasıl heceleyeceğimi bilmiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I get dizzy spells when I stand up.
Ayağa kalktığımda başım döner.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Please tell me how to spell your name.
Adınızı nasıl heceleyeceğimi lütfen bana söyleyin.
pronunciation pronunciation pronunciation err
I can't remember how to spell her name.
Onu adının nasıl hecelendiğini hatırlamıyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Will you tell me how to spell the word?
Kelimeyi nasıl heceleyeceğimi bana söyler misin?
pronunciation pronunciation pronunciation err

Synonyms

1. shift: time, stint, bout, hitch, tour, turn, trick
2. charm: incantation, hex, conjuration, amulet, talisman
3. period: term, interval, interlude
4. indicate: connote, signify



dictionary extension
© dictionarist.com