tedious in Turkish

Pronunciation
s. sıkıcı, can sıkıcı, bıktırıcı

Example Sentences

Your eccentricities can make you either charming or tedious.
Senin eksantrikliğin seni ya sevimli ya da sıkıcı yapabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It's very tedious, Dr. Stauffer. But there is one great advantage. This way we'll find out who's healthy and fit for work.
Bu çok sıkıcı, Dr. Stauffer. Ama büyük bir yararı var. Bu yolla kimin sağlıklı ve çalışmaya uygun olduğunu bulacağız.
pronunciation pronunciation pronunciation err
One of the great disservices institutional education has done to us is to convince us that learning is by nature tedious, boring, and hard.
Geleneksel eğitimin bize yaptığı en büyük kötülük; öğrenmenin, doğası gereği, meşakkatli, yorucu ve zor bir iş olduğuna bizi ikna etmesidir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
For the most part, our learning in schools is just that, tedious and boring.
Genellikle, okulda gördüğümüz öğrenim sadece yorucu ve sıkıcı olmaktan ibarettir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
If life is ridiculous and absurd, be glad that it is not tedious.
Eğer hayat gülünç ve saçma ise dert etmeyin çünkü bu en azından sıkıcı değil demektir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It can be tedious.
O sıkıcı olabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
It was a tedious job.
O bir bıktırıcı işti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Thanks to you, the backlog of tedious work has been completed.
Senin sayende, sıkıcı iş birikimi tamamlandı.
pronunciation pronunciation pronunciation err
They are weary of their tedious work.
Onlar can sıkıcı işlerinden dolayı bitkindiler.
pronunciation pronunciation pronunciation err
This can get tedious.
Bu sıkıcı olabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation err



dictionary extension
© dictionarist.com