wrong in Turkish

Pronunciation
f. haksızlık etmek, günahına girmek, eziyet etmek
i. haksızlık, hata, suç, yanlış yol
s. haksız, yanlış, hatalı, uygunsuz, ters, bozuk

Example Sentences

You’re wrong.
Yanılıyorsun.
pronunciation pronunciation pronunciation err
May the sun shine, all day long everything go right and nothing wrong. May those you love bring love back to you may all the wishes you wish come true.
Günün aydın, işlerin yolunda olsun. Sevdiklerin sana sevgi versin ve dilediğin her şey gerçekleşsin.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Apologizing doesn’t mean that you are wrong and the other is right. It only means that you value the relationship much more than your ego
Sizin haksız karşınızdakinin haklı olduğu anlamına gelmez özür dilemek, sadece ilişkinize egonuzdan daha çok değer verdiğinizi gösterir.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Everything about love is true or wrong. That is the only thing nothing told about it is nonsense .
Aşkla ilgili herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Something is wrong with my watch.
Saatimde bir sorun var.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Something's wrong with my camera.
Kameramda bir sorun var.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Strictly speaking you are wrong.
Açık konuşmak gerekirse sen hatalısın.
pronunciation pronunciation pronunciation err
There is nothing wrong with this.
Bunda yanlış bir şey yoktur.
pronunciation pronunciation pronunciation err
Nicholas just walked through the wrong door.
Nicholas az önce yanlış kapıdan geçti.
pronunciation pronunciation pronunciation err
He took the wrong train by mistake.
Yanlışlıkla yanlış trene bindi.
pronunciation pronunciation pronunciation err




© dictionarist.com